Aldatma

Kimseye anlatmadım bunu. Çünkü anlattığım an sadece birini aldatmış olmayacaktım, insanların gözündeki “iyi insan” halimi de kaybedecektim.

Her şey bir mesajla başladı. Film sahnesi gibi değil… ne büyük bir kavga vardı ne de ilişkimiz çok kötüydü. Aksine dışarıdan bakınca herkes bize imrenirdi. Yıllardır beraberdik, düzenimiz vardı, alışkanlıklarımız vardı. Belki de sorun buydu.

Bir gün biriyle konuşmaya başladım. Önce çok masumdu. Günaydın, nasılsın, iş güç… Sonra fark ettim ki onun mesajını bekliyorum. Telefon titremediğinde eksiklik hissediyordum.

Kendime sürekli aynı yalanı söyledim: “Ben bir şey yapmıyorum ki, sadece konuşuyoruz.”

Ama insan birine duygusunu saklayıp başka birine anlatmaya başlıyorsa çizgi çoktan geçilmiş oluyor.

Bir akşam birlikte otururken telefonum ekranda kaldı. O an göz göze geldik. Telefonu almadı. Bir şey sormadı. Sadece yüzü değişti.

Sonra bana tek bir şey dedi: “Birini bulmuşsun gibi duruyor ama hâlâ beni bırakacak kadar emin değilsin.”

Hayatımda duyduğum en ağır cümleydi.

O gün anladım ki aldatmak bazen bir öpücükle başlamıyor. Birini hayatından çıkarıp yerine başkasını düşünmekle başlıyor.

Sonunda her şeyi anlattım.

Bağırmadı. Ağlamadı. Sadece “Bana dürüst olsaydın daha az canım yanardı” dedi.

İşin en kötü tarafı şu: Kaybettiğim kişi sadece o değildi. Kendime olan saygımdan da bir şeyler eksildi.

Şimdi biri bana “aldatmak neden olur?” diye sorunca cevap veremiyorum.

Çünkü bazen insan sevmediği için değil… kendini kaybettiği için yapıyor.

0 yorum

Yorumlar

Yorum yazmak icin giris yapmalisin. Anonim kimliginle yanit birakmak icin hesabina giris yap. Giris yap

Henüz yorum yok. İlk yanıtı sen bırak.

Verified by MonsterInsights